zeki insanların mutlu olabilmelerine nadiren şahitlik ettim.

i don’t like standard beauty — there is no beauty without strangeness.

bu kadar kitap okumamış olmayı dilerdim. ellerimi koyacak bir yer olurdu belki.

explodingdog:

something is different

(Reblogged from explodingdog)

vasat bir zekaya ve
vasatın epey altında kişisel organizasyon becerilerine sahip,
sınırlı yetkinliklerle donatılmış,
makul düzeyin epey üstünde aşınıp yıpranmaya maruz kalmış kafacıklara
sahip olduğunuzun farkındayım da,
neden
“beşeri münasebetlerde dikkat edilmesi gereken, herkesin
bildiği, insanlar arasında hayatta kalmanızı sağlayacak basit kurallar”ı
kendiniz için olduğundan daha anlaşılmaz ve karmaşık hale getiriyorsunuz ki?

my first girlfriend told me, when we were 16,
that i think too much about things.
i realized today that she made some valid points.
but i think some of it might have been based on her realizing that
someday she’d be turning 30 and how that would mean 50 is on its way.
it probably just scared her.

tek tip bir dünyada seyahat etmek işe yarıyor mu gerçekten?
champs-elysées bulvarına bir daha neden çıkacağım ki?
neden bütün o arabalarla birlikte arc de triomphe’ın çevresinde bir tur daha döneyim? neden roissy-charles-de-gaulle havalimanı’na tekrar gitmeliyim?
insan şehir değiştirdiğinde hayatı da değişiyor mu ki?

ne diyordum?
roissy’de salaklık edip duracağımıza bir uçağa atlasaydık ya?
sıradaki kalkan ilk uçağa mesela? herhangi bir yere giden, burası hariç.
venezuela’ya ya da vietnam’a ya da sri lanka’ya ya da irlanda’ya uçsak?
güneşin batmakta olduğu bir yere? panoda döner harflerle kanat çırpan varış yerlerini görüyor musun?
dublin? köln? paris? tokyo? şangay? amsterdam?
madrid? edinburgh? oslo? berlin? brüksel?
her şehir bir soru işareti mi? pistin ucunda havalanan uçaklara özenmiyor musun?

havalimanlarında sen de benim kadar bunalmıyor musun?
linolyum döşemeli bekleme salonlarında, turuncu koltuklara yığılmış, hazır kahve içerek kalkış saatini bekleyen şu orta kademe yönetici takımına anlam verebiliyor musun? tekerlekli bir çöp bidonunu gürültüyle çeken şu yer görevlileri hakkında ne düşünmek lazım? bize ne söylemek istiyorlar?
yolculukların insanı hiçbir yere götürmediğini mi?
insanın ya hayat boyu tatilde olması ya da hiç tatil yapmaması gerektiğini mi?
artık kaçmanın mümkün olmadığını mı?

dikkatli gözlerle 747’lerin havalanışını seyrederken ben,
kendime yine de,
neden onlardan birinin içinde olmadığımızı soruyorum.

(Reblogged from pickaflick)

yaptığınız her şeyi, en ufak detaylarına kadar görüp not ediyorum hafızamın bir köşesine. farkedilmeyeceğini düşündüklerinizi bile.

(Reblogged from underage-thinking)

(Source: daddyfuckedme)

(Reblogged from superviolence)
(Reblogged from heroinchiq)